Ağrı Bilimi Algoloji,
ülkemizde diğer tıp branşlarına kıyasla daha yeni kabul edilen bir uzmanlık alanıdır.
Algoloji (Ağrı Bilimi), özellikle kronik ağrıların tanı ve tedavisiyle ilgilenen bir tıp dalıdır ve 2012 yılından itibaren ülkemizde yan dal uzmanlık alanı olarak kabul edilmiştir. Bu tarihten sonra algoloji üzerine resmi yan dal eğitimleri verilmeye başlanmıştır.
Hastalarımızın bize başvurusu ile öncelikle çok ayrıntılı ağrı hikâyeleri alınır, ardından ağrılı bölgenin detaylı fizik muayenesi yapılır. Ağrının nedenini ortaya koyabilmek için gerekli görülen laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri (röntgen, MR, BT vb.) istenir. Kesin tanı konduktan sonra, kişiye özel tedavi planlaması yapılır.
Algoloji uzmanları, başta kronik olmak üzere her türlü inatçı ağrının tanı ve tedavisi ile ilgilenmektedir.
En Sık Görülen Ağrı Türleri
Faset Sendromu
Spondilolistezis
Bel ve Boyun Fıtığı
Sıkça Sorulan Sorular
1
Algoloji işlemleri genel anestezi altında mı yapılmaktadır?
Hayır, algolojide uygulanan işlemlerin büyük çoğunluğu genel anestezi altında değil, sedasyon eşliğinde yapılır. Sedasyon; düşük dozda verilen sakinleştirici ve ağrı kesici ilaçlarla, hastanın rahatlamasını ve işlemi konforlu bir şekilde geçirmesini sağlayan bir yöntemdir. Hasta işlem sırasında çoğunlukla uyuklar hâlde olur, ağrı ve rahatsızlık hissetmez; ancak solunumunu kendi kendine sürdürebilir ve genel anestezide olduğu gibi derin, tam baygınlık söz konusu değildir. Bu sayede hem işlem güvenliği artar hem de işlem sonrası toparlanma süresi kısalır.
2
Bel fıtığı tedavisinde uygulanan epidural steroid enjeksiyonunda felç kalma riski var deniyor. Bu doğru mu?
Epidural steroid enjeksiyonu, bel fıtığına bağlı ağrının kontrolünde uzun yıllardır kullanılan, deneyimli ellerde oldukça güvenli bir yöntemdir. İşlemler skopi (hareketli röntgen) veya ultrasonografi eşliğinde, yani sürekli görüntüleme altında yapılmakta; iğnenin konumu kontrast madde verilerek ve hastadan alınan geri bildirimlerle doğrulanmaktadır. Böylece sinir dokusuna zarar verme riski en aza indirilmektedir. Teorik olarak her girişimsel işlemde risk bulunsa da, bu yöntemler algoloji uzmanlarınca, uygun teknik ve doğru ekipmanla uygulandığında felç kalma olasılığı pratikte sıfıra yakın düzeydedir.
3
Radyofrekans uygulamalarında sinir hasarı riski var mı?
Radyofrekans (RFT) uygulamalarında amaç; siniri tamamen yok etmek değil, ağrı iletiminden sorumlu lifleri kontrollü ve sınırlı bir şekilde etkilemektir. İşlemler mutlaka skopi veya ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri eşliğinde yapılır, böylece iğnenin yeri milimetrik hassasiyetle belirlenir. Ek olarak radyofrekans cihazı, sinire olan mesafemizi ölçmemizi sağlayan özel uyarı testleri sunar; bu sayede doğru sinir hedeflenir ve çevre dokular korunur. Tüm bu önlemler sayesinde kalıcı sinir hasarı riski yok denecek kadar azdır.
4
Fibromiyalji hastalığında kesin bir çözüm var mı? Yapılan işlemler ne kadar süre etkili oluyor?
Fibromiyalji, kronik ve dalgalı seyreden bir ağrı sendromudur; maalesef bugün için tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmamaktadır. Ancak bu, hiçbir şey yapılamayacağı anlamına gelmez. Kuru iğneleme, tetik nokta enjeksiyonları, nöralterapi, glutatyon ve C vitamini takviyesi, ozon gibi destek tedavileriyle birçok hastada uzun süreli rahatlama sağlanabilmektedir. Bu işlemler, düzenli egzersiz programı, doğru nefes ve gevşeme teknikleri, uyku hijyeni ve stresten olabildiğince uzak durma ile birleştirildiğinde etkileri daha da uzar. Tedavinin amacı; ağrı şiddetini azaltmak, uyku ve enerji durumunu iyileştirmek ve yaşam kalitesini belirgin şekilde yükseltmektir.
5
Ağrı tedavisinde uygulanan bloklar için uzmanlık gerekiyor mu?
Kesinlikle evet. Ağrı tedavisinde uygulanan sinir blokları ve girişimsel işlemler, vücudun hassas bölgelerine yönelik, deneyim ve ileri düzey anatomi bilgisi gerektiren uygulamalardır. Ülkemizde Algoloji uzmanlığı; Anesteziyoloji, Nöroloji veya Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ihtisasını tamamladıktan sonra en az 2 yıl süren yan dal eğitimi ile kazanılmaktadır. Bu alanda uzman olmayan kişiler tarafından yapılan girişimlerde; sinir hasarı, enfeksiyon, kalıcı nörolojik sorunlar gibi geri dönüşü zor komplikasyonlar gelişme riski artar. Bu nedenle, ağrı bloklarının mutlaka Algoloji uzmanları tarafından, uygun koşullarda ve görüntüleme eşliğinde yapılması son derece önemlidir.



