Email
randevu@dralpgurbet.com
Güncel Makale

Kanser Hastaları Ağrı Çekmek Zorunda Değil

Kanser Hastaları Ağrı Çekmek Zorunda Değil

Kanser, hem fiziksel hem de duygusal açıdan son derece zorlayıcı bir hastalıktır ve pek çok hastada yoğun acı hissine yol açabilir. Ancak tıptaki modern gelişmeler, bugün kanser hastalarının ağrılarını azaltmaya hatta tamamen ortadan kaldırmaya yönelik güçlü tedavi seçenekleri sunmaktadır. Ağrı; kanserin kendisinden, kanserin tedavisinden veya kanserle ilişkili diğer durumlardan kaynaklanabilir. Bu ağrı akut (kısa süreli) olabileceği gibi kronik (uzun süreli) şekilde de ortaya çıkabilir. Bu nedenle kanser hastalarının yaşadığı ağrıların tedavi edilmesi, hem hastanın rahatlaması hem de yaşam kalitesinin yükselmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Erken tanı ve gelişmiş tedavi seçenekleri sayesinde kanserle mücadelede önemli ilerlemeler kaydedilirken, hastaların en çok zorlandığı noktalardan biri olan ağrılar artık eskisi kadar kaçınılmaz değildir. Kanser Ağrısı İçin Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Kanser Tedavisi Üzerindeki Etkileri Kanser ağrısı, hastalığın ve tedavilerin en sık karşılaşılan yan etkilerinden biridir. Bazı hastalarda hafif bir rahatsızlık düzeyinde hissedilirken, bazı hastalarda sürekli ve şiddetli ağrılar görülebilir. Kanser ağrısını yönetmek için birçok yöntem mevcuttur ve en doğru yaklaşım, hastanın ihtiyaçlarına ve hastalığın özelliklerine göre belirlenmelidir. Buna karşın, ülkemizde ve dünyada bazı hekimlerin önceliği tümör tedavisine verip ağrı yönetimini ikinci plana atabildiği görülmektedir. Bunun en yaygın nedeni, ağrı ortadan kaldırıldığında hastalığın izlenmesinin zorlaşacağı yönündeki yanlış inanıştır. Oysa yapılan bilimsel çalışmalar, ağrı kontrolünün hastalığın takibini engellemediğini açıkça göstermektedir. Tam aksine, bu denli ciddi bir hastalıkla mücadele eden kişilerin ağrılarının giderilmesi; yaşam kalitesini, moral düzeyini ve genel vücut direncini artırarak tedaviye yanıtı güçlendirmektedir. Kanser ağrısı için uygulanan tedaviler, hastaların hem fiziksel fonksiyonlarını hem de tedavinin yan etkileriyle baş etme kapasitesini belirgin şekilde iyileştirebilir.     Kanser Ağrısının Ortaya Çıkış Şekli Kanser ağrısı, tümörün büyüyerek sinirlere baskı yapmasıyla ya da kanser tedavilerinin sağlıklı dokulara zarar vermesiyle ortaya çıkabilir. Bu ağrı donuk, batıcı, keskin ya da yanıcı karakterde olabilir; sürekli veya aralıklı şekilde hissedilebilir. Ağrının şiddeti hafiften çok şiddetliye kadar geniş bir yelpazede değişebilir. Hissedilen ağrının türü; kanserin tipi, bulunduğu bölge, hastalığın evresi ve uygulanan tedavilere göre farklılık gösterir. Ağrıya; cerrahi tedaviler, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedaviler gibi kanser tedavi yöntemleri de neden olabilir. Kanser ağrısı ilaçlarla, radyasyon tedavisiyle, akupunktur, masaj ve diğer bütünleyici yöntemlerle yönetilebilir. En uygun tedaviyi alabilmek için ağrılarınızı mutlaka doktorunuzla açık bir şekilde paylaşmanız oldukça önemlidir. Kanser Ağrılarını Gidermenin Yolları Kanser ağrısı, hem kanser tedavisi sırasında hem de tedavi sonrasında ortaya çıkabilen, kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen önemli bir semptomdur. Bu ağrı çoğu zaman zayıflatıcı olabilir ve hastanın gündelik yaşamını oldukça kısıtlayabilir. Ancak günümüzde kanser ağrısını yönetmek için birçok etkili tedavi yöntemi bulunmaktadır. Hastanın bireysel ihtiyaçlarına en uygun yaklaşımı belirleyebilmek için sağlık ekibiyle birlikte çalışmak büyük önem taşır. Dilerseniz kanser ağrısının tedavisinde kullanılan yöntemlere daha yakından bakalım. İlaç Tedavisi Birçok kanser hastası, hem hastalığın kendisinden hem de uygulanan tedavi yöntemlerinden dolayı ağrı yaşamaktadır. Bu ağrılar zaman zaman hafif olabilirken bazı dönemlerde dayanılmaz seviyelere ulaşabilir. Bu noktada ilk başvurulan yöntem genellikle ilaç tedavisidir. Ancak ilaç tedavisi her zaman yeterli olmayabilir. Bunun en sık nedeni, hastaların ağrı konusunda uzmanlaşmış algoloji (ağrı bilimi) uzmanlarına ulaşamamasıdır. Kanser ağrısı, yalnızca onkoloji değil aynı zamanda algoloji uzmanlarının birlikte yönetmesi gereken bir süreçtir. Kanser nedeniyle ortaya çıkan ağrının tedavisinde ilk adım ağrı kesicilerdir. Fakat bu ilaçların ağrı başladığında rastgele alınması doğru değildir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) geliştirdiği 3 basamaklı ağrı tedavi protokolü temel alınarak düzenli kullanılması gerekir. Basamak tedavisinin mantığı şöyledir:
  1. Birinci basamak: Hafif ağrılar için parasetamol ve NSAİİ gibi daha zayıf analjezikler
  2. İkinci basamak: Orta şiddette ağrılar için zayıf opioidler
  3. Üçüncü basamak: Şiddetli ağrılar için güçlü opioidler
Tedavi, ağrı seviyesine göre basamaklar arasında düzenli ve kontrollü şekilde ilerler. Bu noktada bilinmesi gereken çok önemli bir konu vardır: Ağrının şiddeti her zaman hastalığın ilerlediğini göstermez. Bazı hastalarda erken evre kanserde bile şiddetli ağrı olabilirken, ileri evrede hiç ağrı görülmeyebilir.

Sinir Blokları

Bazı durumlarda ilaç tedavileri, kanserin yol açtığı yoğun ağrıları kontrol etmekte yetersiz kalabilir. Bu gibi durumlarda daha etkili ağrı kontrolü için girişimsel yöntemler devreye girer. Bunların başında sinir blokları gelir. Bu yöntem, ağrıya neden olan sinirlerin geçici veya kalıcı olarak bloke edilmesi prensibine dayanır. Amaç, ağrı iletimini kesmek ve hastanın acı hissetmesini önlemektir. Yöntem, diş hekimliğinde kanal tedavisi yapılırken sinirin devre dışı bırakılmasına benzetilebilir. Sinir blokları özellikle:
  • Pankreas, mide, kolon gibi organ kanserleri
  • Omurilik çevresi ağrıları
  • Yaygın karın ve sırt ağrıları gibi durumlarda oldukça etkili olabilir.
Doğru hastaya, doğru zamanda uygulandığında ağrıyı ciddi ölçüde azaltır ve yaşam kalitesini belirgin şekilde yükseltir.  

Morfin Pompası

Diğer ağrı yönetim yöntemlerinin yeterli olmadığı, şiddetli ve sürekli ağrı yaşayan hastalarda kullanılan bir diğer gelişmiş yöntem morfin pompasıdır. Bu yöntemde, omurilik çevresindeki ağrı iletimini sağlayan alana ince bir kateter yerleştirilir. Daha sonra cilt altına küçük bir port (giriş bölgesi) açılır. Morfin pompasının ucu bu porta bağlanır. Böylece ilaç doğrudan omurilik çevresine, ağrının iletilmesini sağlayan bölgeye verilir. Bu sayede:
  • Çok düşük dozda morfinle yüksek etki sağlanır
  • Ağızdan veya damar yoluyla alınan yüksek doz opioidlerin yan etkileri görülmez
  • Hasta günün 24 saati daha stabil ve kontrol edilebilir bir ağrı yönetimine kavuşur
Morfin pompası özellikle:
  • İleri evre kanser hastaları
  • Yaygın metastaz ağrısı olanlar
  • Opioid ilaçlarla yeterli rahatlama sağlayamayanlar için etkili ve güvenilir bir seçenektir.
  • Sırt Ağrıları Ciddi Hastalıkların Habercisi Olabilir
    Güncel Makale Sırt Ağrıları Ciddi Hastalıkların Habercisi Olabilir Anasayfa Sırt Ağrıları Ciddi Hastalıkların Habercisi Olabilir Eğer sizde sırt ağrısı sorunu yaşıyorsanız, bu altta yatan bir sağlık durumunun işareti olabilir. Sırt ağrısı yaygın olmasına ve yaklaşık beş kişiden birini etkilemesine rağmen,...
  • Ağrı Kesicileri Doğru Şekilde Kullanıyor Musunuz?
    Güncel Makale Ağrı Kesicileri Doğru Şekilde Kullanıyor Musunuz? Anasayfa Ağrı Kesicileri Doğru Şekilde Kullanıyor Musunuz? Ülkemizde birçok kişi her ağrı problemi yaşadığında ilk çareyi ağrı kesicilerde buluyor. Hatta birçok kişiden “başım ağrıyor bir ağrı kesici alayım geçer” cümlesini duymuşsunuzdur. Bunun...